Ekleyen Kanal: Starlar:

Türbanlı Annem Mutfakta Domaldı (Türk)
Duru mutfakta tezgahın başında duruyordu, başındaki siyah türbanı hafifçe kaymış, birkaç tel saç alnına düşmüştü. Üzerinde ince, uzun kollu bir bluz vardı; kumaş göğüslerinin dolgun hatlarını belli belirsiz sarıyor, her hareketinde hafifçe geriliyordu. Eteği diz altına kadar inen koyu renk bir etekti, ama beli sımsıkı oturmuştu, kalçalarının kıvrımını ortaya çıkarıyordu. Mutfak sıcaktı, ocakta tencere fokurduyor, mis gibi yemek kokusu odayı dolduruyordu. Oğlu Can, kapıdan sessizce içeri girmiş, annesinin arkasından izliyordu onu. Duru’nun kalçaları hafifçe sallanarak tezgaha eğildiği her seferinde, eteğin kumaşı geriliyor, iç çamaşırının dantelli kenarları belli belirsiz seçiliyordu.Can’ın nefesi hızlandı. Annesinin türbanlı hali, o mütevazı görüntüsü altında yatan şehvet onu deli ediyordu. Yaklaştı, ellerini annesinin beline doladı. Duru irkildi ama dönmedi. “Oğlum… ne yapıyorsun?” diye fısıldadı, sesi titrek ama karşı koymayan bir tonda. Can cevap vermedi, sadece annesinin boynuna eğildi, türbanın kenarından kokusunu içine çekti. Elleri yukarı kaydı, bluzun altından göğüslerini avuçladı. Duru’nun meme uçları zaten sertleşmişti, kumaşın üzerinden parmaklarının arasında kıstırıldığında inledi. “Anne… seni izlerken kendimi tutamıyorum,” dedi Can boğuk bir sesle.Duru tezgaha tutundu, elleri unlu tezgaha yapıştı. Oğlu arkasından kalçalarına sürtünmeye başladı, pantolonunun içindeki sertlik annesinin eteğine baskı yapıyordu. Duru’nun bacakları titriyordu. “Bu yanlış… ama duramıyorum ben de,” diye mırıldandı. Can eteğini yavaşça sıyırdı yukarı, annesinin beyaz dantelli külotunu ortaya çıkardı. Külotun ortası ıslanmıştı, kumaş kasıklarının arasından yapış yapıştı. Parmaklarını oraya kaydırdı, külotun üzerinden klitorisini ovuşturdu. Duru’nun kalçaları istemsizce geri itildi, oğlunun eline bastırdı kendini.Can külotu yana çekti, annesinin tüysüz amını ortaya çıkardı. Dudakları şişmiş, pembe ve ıslaktı. Orta parmağını yavaşça soktu içine, Duru’nun iç duvarları sımsıkı kavradı parmağını. “Anne… o kadar dar ki,” diye inledi Can. Duru başını geriye attı, türbanı hafifçe kaydı, “Daha derine… oğlum, parmağını daha derine sok,” diye yalvardı. Can iki parmağını birden soktu, ileri geri hareket ettirdi, diğer eliyle annesinin klitorisini daireler çizerek okşuyordu. Duru’nun inlemeleri mutfağı dolduruyordu, tenceredeki yemek unutulmuştu bile.Can pantolonunu indirdi, sertleşmiş sikini annesinin kalçalarına dayadı. Başını amının dudakları arasında gezdirdi, ıslaklığıyla kayganlaştırdı kendini. “İçime gir… lütfen,” dedi Duru, sesi kırık bir yalvarıştı. Can yavaşça itti, sikinin başı annesinin girişini zorladı, sonra bir anda kaydı içine. Duru’nun nefesi kesildi, “Ahhh… oğlum… çok büyük,” diye inledi. Can tamamen köküne kadar girdi, annesinin sıcak, ıslak amı sikini sımsıkı sarmıştı. Yavaş yavaş pompalamaya başladı, her seferinde daha derine iniyordu.Duru tezgaha yaslandı, elleri un içinde, kalçaları oğlunun her darbesinde sallanıyordu. Türbanı tamamen kaymıştı artık, saçları omuzlarına dökülmüştü. Can annesinin saçlarını tuttu, hafifçe çekti, boynunu öpmeye başladı. “Anne… seni sikmek… en büyük fantezim buydu,” dedi nefes nefese. Duru’nun amı kasılıyordu, orgazm yaklaşıyordu. “Hızlan… oğlum, daha sert… doldur içimi,” diye haykırdı. Can hızlandı, kalçalarına vurdukça şap şap sesler mutfakta yankılandı. Sikini tamamen çıkarıp tekrar köküne kadar sokuyordu, her seferinde annesinin inlemeleri yükseliyordu.Sonunda Duru’nun vücudu titremeye başladı, amı oğlunun sikini mengene gibi sıktı. “Geliyorum… ahhh… oğlum… anneni boşaltıyorsun,” diye çığlık attı. Can da dayanamadı, annesinin derinliklerinde patladı, sıcak döllerini annesinin amına boşalttı. Her fışkırtmada Duru’nun içi daha da doluyordu, döller taşmaya başladı, bacaklarından aşağı süzülüyordu. Can yavaşça çıktı, annesinin amından döller damlıyordu tezgaha.Duru döndü, oğlunun dudaklarına yapıştı, tutkulu bir öpücükle. Türbanı yere düşmüştü, saçları dağınıktı, bluzu göğüslerinden sıyrılmıştı. “Bu bizim sırrımız,” diye fısıldadı. Can annesinin göğüslerini öptü, meme uçlarını emdi son bir kez. Mutfak hâlâ yemek kokuyordu ama artık başka bir koku daha vardı: seksin, yasak zevkin kokusu.İkisi de nefes nefese yere oturdular, Duru oğlunun kucağına yaslandı. “Bir dahaki sefere… yatak odasında,” dedi gülümseyerek. Can başını salladı, annesinin türbanını yerden aldı, nazikçe başına yerleştirdi. Ama ikisi de biliyordu ki, bu sadece başlangıçtı. Yemek yapmaya devam edecekti Duru, ama artık her seferinde oğlunun bakışlarını hissedecek, kalçalarını bilinçli sallayacak, türbanının altında gizlediği şehveti daha da ortaya çıkaracaktı. Mutfak artık sadece yemek yapılan yer değildi; onların gizli tapınağıydı.

Yorumlar kapatıldı.