Ekleyen Kanal: Starlar:

İzci Kampında Üvey Anneye Üçlü Yapıyorlar Bölüm 3
Kamp gezisinin son akşamı gelip çatmıştı. Güneş batarken ormanın derinliklerinde, ağaçların arasından süzülen turuncu ışıklar kamp ateşini daha da kızıl bir hale getiriyordu. Sienna Rae, üvey oğlu Nate (Jason Deep) ve onun eski izci arkadaşları Billy (Mighty Dee) ile Paul (Nick Strokes) için doğanın kucağında mütevazı ama lezzetli bir akşam yemeği hazırlamıştı. Mangalda pişen etler, közde kızaran patatesler ve Sienna’nın özenle yaptığı salata, haftasonu boyunca süren nostaljik kaçamağın mükemmel bir kapanışı olacaktı. Üç genç adam, hâlâ eski izci üniformalarını giymiş halde, ateşin etrafına dizilmiş oturuyorlardı. Yüzlerinde hem yorgunluk hem de bu yeniden bir araya gelmenin getirdiği mutluluk vardı.Ateşin çıtırtıları arasında Sienna kadehini kaldırdı. “Sevgili Nate’im, doğum günün kutlu olsun tatlım. Ve siz çocuklar, Billy, Paul… Bu hafta sonunu unutulmaz kılan sizsiniz. Yıllar sonra yeniden bir araya gelmek, eski günleri hatırlamak… Gerçekten harikaydı. Bundan sonra her yıl yapalım bunu, söz mü?” diye sordu gülümseyerek. Üçü de coşkuyla “Söz!” diye bağırdı, kahkahalar havada uçuştu. Nate’in gözleri annesine minnetle bakıyordu; utançla başlayan bu macera, bambaşka bir boyuta evrilmişti.Tam o sırada Billy, biraz fazla içkinin verdiği cesaretle laf arasında patlattı: “Ama zavallı Paul hâlâ eli boş kaldı be! Biz ikimiz… şey… epey eğlendik, ama Paul’a sıra gelmedi.” Paul kızardı, başını önüne eğdi. Sienna’nın dudaklarında muzip bir gülümseme belirdi. Eğilip Paul’un yanağına yumuşak bir öpücük kondurdu. “Ah canım benim, üzülme. Kimse dışarıda kalmamalı,” dedi kısık sesle. Bir an sessizlik oldu; ateşin ışığı yüzlerde dans ediyordu. Sonra Sienna’nın gözleri parladı. “Biliyor musunuz, orman havası insanı gerçekten özgürleştiriyor. Dış dünyadaki kurallar burada geçersiz. Ruhumuzu geri çağırıyor, bizi hayvan doğamıza döndürüyor. Neden paylaşmayalım ki bu özgürlüğü?”Sözleri havada asılı kalırken, yavaşça Paul’un önüne diz çöktü. Elleri titremeyen bir kararlılıkla Paul’un pantolonunu indirdi. Sertleşmiş erkekliği ortaya çıktığında, Sienna’nın dudakları usulca başını sardı. Yavaş, ıslak, davetkâr hareketlerle emmeye başladı. Paul’un inlemesi ormanın sessizliğinde yankılandı. Nate ve Billy, ateşin öteki tarafından büyülenmiş gibi izliyorlardı. Sienna başını kaldırıp Billy’ye baktı: “Hadi sen de gel, tatlım. İki genç, sert yarak… sadece benim için mi?” diye sordu coşkuyla, geniş bir gülümsemeyle. Billy tereddüt etmeden yanına yaklaştı. Sienna bir eliyle Paul’u okşarken, diğer eliyle Billy’nin pantolonunu çözdü ve sırayla ikisini de ağzıyla şımartmaya başladı. Dili ustalıkla geziniyor, birinden diğerine geçiyor, her ikisini de aynı anda memnun etmek için ritmini ayarlıyordu. “Mmm, ne kadar lezzetlisiniz siz böyle,” diye mırıldandı, gözleri zevkten kısılmış halde.Bir süre sonra bakışlarını üvey oğluna çevirdi. Nate’in yüzünde karışık duygular vardı: kıskançlık, arzu, utanç… Sienna’nın sesi kadife gibi yumuşaktı: “Hadi sevgilim, çıkar o yarağını annene. Sen de annenin dilini hissetmek istiyorsun, değil mi canım? Gel buraya, annenin bebeği… Hepiniz benimsiniz bu gece.” Nate’in elleri titreyerek pantolonunun fermuarına gitti. Sienna’nın gözleri onu yutarcasına izliyordu. Ateşin ışığı tenlerinde dans ederken, orman sanki nefesini tutmuş gibiydi.Bu son gece, sadece bir veda değildi; aynı zamanda yeni bir yemindi. Eski izci kuralları çoktan unutulmuş, yerine doğanın vahşi, sınırsız arzuları gelmişti. Sienna, üç genci etrafına toplamış, onları sırayla ve birlikte memnun ederken, kamp alanı bir tapınağa dönüşmüştü. İnlemeler, kahkahalar ve ateşin çıtırtıları karışıyor; orman, bu yasak ritüele sessizce tanıklık ediyordu. Hafta sonu bitiyordu ama bu üçlünün (artık dörtlüydü) arasındaki bağ, sonsuza dek değişmişti. Belki her yıl döneceklerdi buraya… belki de bu sır, sadece onlara ait kalacaktı.

Yorumlar kapatıldı.