Ekleyen Kanal: Starlar:

Anneciğini Çok İyi Sikiyorsun
Kapı hafifçe gıcırdadığında Kitty Valance’ın dudaklarında küçük, şeytani bir gülümseme belirdi. Biliyordu. Merdivenlerden gelen ayak seslerini, o tanıdık, biraz çekingen, biraz da meraklı ritmi çok iyi tanıyordu artık. Yeni üvey oğlu er ya da geç yukarı çıkacaktı ve Kitty tam da bu anı bekliyordu. Yatağın tam ortasında, ipek gibi yumuşak saten bir sabahlığın altında yalnızca en sevdiği siyah dantelli iç çamaşır takımıyla uzanmıştı. Sabahlık zaten çözülmüştü; kumaş omuzlarından kaymış, göğüs dekoltesini ve ince belini açıkta bırakacak şekilde iki yana açılmıştı. Bir bacağını hafifçe kıvırmış, diğerini zarifçe uzatmıştı. Sanki tesadüfen öyle yatıyormuş gibi görünmeye çalışıyordu ama her şey kasıtlıydı. Saçlarını omuzlarına dökülmüş halde bırakmış, dudaklarını hafifçe ıslatmıştı. Odadaki loş ışık, tenine altın bir parıltı katıyor, dantelin desenlerini daha da belirginleştiriyordu. Kitty Valance, otuzlarının sonlarında, hayatın kendisine sunduğu tüm avantajları sonuna kadar kullanmayı bilen bir kadındı. Esmer saçları dalgalı ve parlak, gözleri koyu kahve, neredeyse siyaha çalan bir derinlikteydi. Vücudu yıllara meydan okuyan cinstendi; spor salonunda geçirdiği saatler, düzenli bakım ve kendine duyduğu sonsuz güvenin eseriydi. Aynaya baktığında gördüğü kadından asla şikâyet etmemişti. Aksine, bu güzelliği bir silah gibi kullanmayı çok iyi biliyordu.Yeni kocasıyla evlendikten sonra hayatına giren bu genç adam –üvey oğlu– ilk başlarda Kitty için sadece “paketin bir parçası”ydı. Ama zamanla bakışları değişti. Çocuk –artık çocuk sayılmazdı aslında, yirmili yaşlarının başında, üniversiteye yeni başlamış, uzun boylu, atletik yapılı, biraz utangaç ama içinde bastırılmış bir ateş taşıyan biriydi– ona bakarken gözlerini kaçırıyor, kızarıyor, sonra tekrar bakıyordu. Kitty bunu fark etmişti. Hem de çok net bir şekilde. Ve o bakışlar içindeki Kitty’yi heyecanlandırıyordu.O akşam kocasının şehir dışında bir iş toplantısında olmasını fırsat bilmişti. Ev sessizdi. Sadece saatin tik takları ve Kitty’nin kendi kalp atışları vardı odada. Planı basitti ama etkiliydi: kendini sunmak, hem de en çekici haliyle. Kapının açıldığını duyduğunda nefesini tuttu, sonra yavaşça başını çevirdi ve göz göze geldiler.Genç adam donup kalmıştı. Elinde tuttuğu su bardağı neredeyse yere düşüyordu. Gözleri önce Kitty’nin yüzüne, sonra omuzlarından kaymış sabahlığa, oradan da açıkta kalan tenine kaydı. Yutkunduğunu görebiliyordu Kitty. Boğazındaki o minik hareket, kontrolünü kaybetmeye başladığının en açık işaretiydi.“Merdivenlerden ses geldi… ben… şey… su içmeye gelmiştim,” diye kekeledi çocuk. Sesi titriyordu.Kitty gülümsedi. Yavaşça, baştan çıkarıcı bir şekilde doğruldu. Sabahlık iyice açıldı, dantelli sutyenin üst kısmı tamamen göründü. “Su mu istiyorsun?” dedi yumuşak, neredeyse mırıldanır gibi bir sesle. “Ama bence şu an susuzluğunu başka şeyler giderebilir…”Bir anlık sessizlik oldu. Genç adam kapının eşiğinde öylece duruyordu. Kaçmakla kalmak arasında gidip gelen bir ifadeyle bakıyordu. Kitty bunu da bekliyordu. Kararsızlık, en tatlı aşamaydı.Yavaşça yataktan kalktı. Çıplak ayakları halıya değdiğinde çıkardığı hafif ses bile odadaki gerilimi artırıyordu. Adım adım ona yaklaştı. Aralarında sadece bir metre kalmıştı. Kokusunu alabiliyordu artık; duş sonrası fresh duş jeliyle karışmış gençlik kokusu. Kitty’nin parfümü ise daha ağır, daha baştan çıkarıcıydı; vanilya, amber ve hafif baharat notaları.Elini uzattı ve parmak uçlarıyla onun çenesine dokundu. Çok hafif bir temas. Yine de çocuğun tüm vücudu titredi. “Benden korkuyor musun?” diye sordu Kitty, sesi kadife gibi yumuşak ama bir o kadar da tehlikeliydi.“Hayır… yani… evet… bilmiyorum,” diye fısıldadı çocuk.Kitty güldü. Küçük, boğuk, çok seksi bir kahkaha. “O zaman bırak korkuyu. Bırak kendini. Ben seni ısırmayacağım… en azından, sen istemedikçe.”Parmaklarını çenesinden boynuna kaydırdı, oradan göğsüne indirdi. Kalbinin deli gibi attığını hissedebiliyordu. Elini onun eline aldı ve yavaşça kendi beline götürdü. “Dokunmak ister misin?” diye sordu gözlerinin içine bakarak.Genç adamın direnci orada kırıldı. Elleri titreyerek Kitty’nin beline yerleşti. Sanki camdan yapılmış biri tutuyormuş gibi dikkatliydi. Ama Kitty daha fazlasını istiyordu. Onun ellerini kendi kalçalarına doğru kaydırdı, sabahlığın kumaşını tamamen sıyırıp yere düşürdü. Artık sadece dantel iç çamaşırıyla kalmıştı karşısında.“Güzel değil miyim?” diye fısıldadı kulağına eğilip.“Çok… çok güzelsin,” dedi çocuk, sesi neredeyse duyulmayacak kadar alçaktı.Kitty onu öpmeye başladı. Önce dudaklarının kenarından, sonra yavaşça ağzına doğru. Çocuk önce donuktu, ama birkaç saniye içinde karşılık vermeye başladı. Öpüşmeleri derinleşti, açlıkla, tutkuyla doldu. Kitty’nin elleri onun tişörtünün altına kaydı, sert karın kaslarını okşadı. Çocuk da cesaretlenmişti artık; elleri Kitty’nin sırtında, belinde, kalçalarında dolaşıyordu.Yatağa doğru geri geri yürüdüler. Kitty kendini yatağa bıraktı, onu da üzerine çekti. “Bana bak,” dedi. “Şu an sadece sen ve ben varız. Kimse bilmeyecek. Kimse görmeyecek. Sadece bu gece… sadece biz.”Genç adamın gözlerinde artık utangaçlık değil, arzu vardı. Kitty’nin boynunu öpmeye başladı, omuzlarını, göğüs dekoltesini… Her dokunuşta Kitty küçük inlemeler çıkarıyor, onu daha da cesaretlendiriyordu. Dantelli sutyeni yavaşça çıkardı, ten tene değdiğinde ikisi de aynı anda titredi.O gece saatler geçti. Bedenler birbirine dolandı, nefesler karıştı, fısıltılar inlemelere dönüştü. Kitty Valance tam anlamıyla avcıydı ve avı da kendi isteğiyle teslim olmuştu. Her hareketi, her dokunuşu hesaplıydı ama aynı zamanda içgüdüseldi. Zevki sonuna kadar yaşamayı, yaşatmayı biliyordu.Sabah olduğunda yatakta yan yana uzanıyorlardı. Çarşaflar karışmış, odada hâlâ o yoğun gece kokusu vardı. Kitty başını onun göğsüne yasladı, parmaklarıyla göğsünde daireler çizdi.“Pişman mısın?” diye sordu usulca.Genç adam bir süre sustu. Sonra gülümsedi. “Hayır. Tek pişmanlığım… bunu daha önce yapmamış olmam.”Kitty kahkaha attı. “O zaman acele etmeyelim,” dedi göz kırparak. “Daha çok vaktimiz var.”Ve gerçekten de vardı. Bu sadece başlangıçtı. Kitty Valance’ın cazibesine bir kez kapılan biri, bir daha asla eskisi gibi olamazdı. Merdivenlerden her çıkışında, her kapı açılışında, o aynı heyecan yeniden doğacaktı. Çünkü Kitty, sadece bir üvey anne değildi artık. O, karşı konulmaz bir arzunun, yasak ama bir o kadar da yakıcı bir tutkunun ta kendisiydi.

Yorumlar kapatıldı.