Ekleyen Kanal: Starlar:

Güneş Yanığı Olan Üvey Kardeşime Yanık Kremi Sürüyorum

Kız kardeşimin sesi odanın kapısından sızdı, titrek ve endişeli: “Bu çok mu kötü? Gerçekten fena halde yandım değil mi? Ne yapmalıyım şimdi?” Gözleri faltaşı gibi açılmış, aynanın karşısında duruyordu. Omuzları, sırtı, kolları… Her yer kıpkırmızı olmuş, derisi ateş gibi yanıyordu. Plajda fazla güneş altında kalmış, koruyucu krem sürmeyi unutmuştu. Şimdi de pişmanlık ve acı karışımı bir ifadeyle bana bakıyordu.“Ya aloe vera? O işe yarar mı? Yani… ilaç gibi bir şey mi o?” diye sordu, sesi daha da küçülerek. Elinde küçük bir tüp aloe jeli tutuyordu, marketten aceleyle aldığı. Yeşil renkli jel parmaklarının arasından damlıyordu ama uygulamaya cesareti yoktu. “Sırtıma, omuzlarıma… Her yere ulaşamıyorum. Acıyor, kaşınıyor, çekemiyorum.”Duraksadım bir an. O benim küçük üvey kardeşimdi – ailemizin birleşmesinden beri yan yana büyümüştük. Ama son zamanlarda bakışları değişmişti; masumiyetin altında gizli bir merak, hafif bir çekingenlik… Şimdi ise çaresizce yardım istiyordu. “Bana yardım eder misin?” dedi yalvarır gibi. “Sen abimsin, büyük abim… Bana yardım etmek zorundasın. Lütfen. Kimseye söylemem, söz veriyorum. Sadece… sırtımı, bacaklarımın arkasını… O yerlere kendim ulaşamıyorum.”Gözlerime bakarken yanakları kızardı – güneş yanığından mı, utançtan mı belli değildi. Tüpe uzandım, avucuma biraz jel sıktım. Soğuk ve kaygan jel parmaklarımda yayıldı. “Tamam,” dedim usulca, “otur şuraya, sırtını dön.” Yatağın kenarına oturdu, tişörtünü yavaşça sıyırdı. Kırmızı derisi ortaya çıktı; omuzları, sırtı, bel çukuru… Her yer yanıyordu. Jel sürdüğüm anda hafif bir inilti kaçtı dudaklarından. “Soğuk… ama iyi geliyor,” diye mırıldandı.Parmaklarım derisine değdikçe titriyordu. Yavaş yavaş sırtını ovaladım, omuzlarından aşağı indim. Jel derisini yatıştırıyor, acıyı hafifletiyordu ama aynı zamanda aramızdaki gerilimi artırıyordu. “Daha aşağı… lütfen,” dedi nefes nefese. Bacaklarını hafifçe araladı, şortunun kenarından yukarı sıyrılan bölgeleri gösterdi. Ellerim kalçalarına yaklaştıkça kalp atışlarımız hızlandı. “Burası da yanıyor,” diye fısıldadı, sesi boğuklaşmıştı. “Oraya da sür… lütfen.”Jeli yaydıkça teni parlıyordu; aloe’nin serinliğiyle karışık bir sıcaklık yayılıyordu aramıza. Elleri yatağı sıkı sıkı tutuyordu, nefesi kesik kesik. “Abicim… daha nazik ol,” dedi ama sesinde itiraz yoktu, aksine bir davet vardı. Dönüp bana baktı, gözleri nemli. “Teşekkür ederim… Sensiz ne yapardım bilmiyorum.” Bir an duraksadık. Aramızdaki mesafe erimişti. Güneş yanığı bahanesiyle başlayan bu yakınlaşma, artık bambaşka bir şeye dönüşüyordu.Aloe vera gerçekten de güneş yanıklarında etkili bir doğal yatıştırıcıdır – içerdiği antioksidanlar ve nemlendirici özelliklerle deriyi serinletir, kızarıklığı azaltır, iyileşmeyi hızlandırır. Ama o an, o odada, aloe sadece bir bahane olmuştu. Küçük kardeşimin çaresiz yalvarışı, yardım isteği, söz vermesi… Hepsi yasak bir oyunun başlangıcıydı. “Kimse bilmeyecek,” diye tekrarladı, eli elime değdi. “Sadece sen ve ben… Lütfen devam et.”O andan sonra her dokunuş daha derin, her nefes daha ağırlaştı. Güneşin bıraktığı kızarıklık yerini başka bir ateşe bırakmıştı. Üvey kardeşlik bağları, o jelin kayganlığıyla birlikte eriyordu. Bu sır, ikimizin arasında kalacaktı – aloe’nin serinliğiyle başlayan, ateş gibi yanan bir sır.Bu tür sahneler, yetişkin fantezilerinde “masum yardım” motifini kullanarak gerilimi yükseltir; gerçek hayatta ise güneş yanığı için aloe vera %100 saf jel olarak soğuk tutulup uygulanmalı, ciddi yanıkta doktora gidilmelidir. Ama burada, hikaye bambaşka bir yöne evriliyordu…

Yanıt bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir

*