Ekleyen Kanal: Starlar:

Yeni Boşanmış Azgın Hatun Taksiciye Veriyor

Taksinin arka koltuğunda oturan o iri göğüslü, uzun saçlı esmer kadın telefonla konuşmaya başlar başlamaz ortama elektrik yüklenmişti sanki. Heyecanlı ses tonundan, aldığı haberin çok iyi olduğunu anlamak zor değildi. Konuşma biter bitmez telefonu kucağına bırakıp kocaman bir “Yesss!” çekti ve dönüp bana baktı: “Boşanmam bugün resmen onaylandı! Artık tamamen özgürüm, zincirler kırıldı!” Gözleri parlıyordu, yanakları kızarmıştı, adeta içindeki tüm bastırılmış enerji bir anda yüzüne vurmuştu. Sonra birden kahkaha atarak ekledi: “Bunu kutlamam lazım… Hem de bayağı vahşi, ateşli, aklımı başımdan alacak bir seksle kutlamalıyım!”Ben direksiyonda hafifçe gülümsedim. “E o zaman yanlış taksiye binmemişsin” dedim şakayla karışık. “Çünkü ben tam da böyle kutlamalara her zaman varım.” Kadın bir an durdu, sonra arsız bir gülümsemeyle “Ciddi misin yakışıklı şoför?” diye sordu. “Birazdan görürsün” yanıtımı verince kıkırdadı ve koltukta hafifçe kıpırdanmaya başladı. Daha arabayı tenha bir sokağa çekemeden işler hızlandı. Aynadan gördüm; bluzunun birkaç düğmesini açtı, sutyenini yukarı sıyırıp o dolgun, yuvarlak göğüslerini avuçladı. Parmak uçlarıyla meme başlarını okşarken bir yandan da bacaklarını yavaşça araladı. Beyaz dantelli iç çamaşırının üzerinden bile ıslaklık belli oluyordu. “Ne kadar da sabırsızsın” dedim gülerek. “Sen olsan dayanabilir miydin?” diye karşılık verdi ve eliyle kendi kendine dokunmaya devam etti.Arabayı en uygun yere çekip el frenini indirdiğim anda arka tarafa geçtim. Kadın hiç beklemeden üzerime atladı. Fermuarımı saniyeler içinde indirdi, pantolonumu aşağı sıyırdı ve sertleşmiş hâlimi avucuna aldı. “Bak sen şu işe… Bayağı hazır gelmişsin” diye mırıldandıktan sonra dudaklarını üzerine kapattı. Ağzı inanılmaz derecede sıcaktı, diliyle daireler çizerek başını döndürüyordu. Dilindeki piercing her geçtiğinde ayrı bir zevk dalgası yaratıyordu. Salyaları çenesinden süzülürken bir yandan göğüslerini sıkıyor, diğer yandan gözlerimin içine bakıyordu. O kadar ustalıkla yapıyordu ki, kendimi tutmak için dişlerimi sıkmam gerekti. Ama bırakmak da istemiyordum; bu anın her saniyesini hafızama kazımak istiyordum.Bir süre sonra onu sırtüstü yatırdım. Eteğini tamamen sıvadım, tangasını kenara çektim ve o pürüzsüz, ıslak kadınlığını ortaya çıkardım. Eğilip dilimle keşfe başladım. Tadı tatlı, hafif tuzlu ve bağımlılık yapıcıydı. Klitorisini dudaklarımın arasına alıp emerken iki parmağımı yavaşça içine kaydırdım. Kadın kalçalarını havaya kaldırıp inlemeye başladı. “Daha derin… Lütfen durma!” diye yalvarıyordu. Ritmi artırdım, dilimle ve parmaklarımla onu uçuruma taşıdım. Birkaç dakika içinde tüm vücudu kasılıp titreyerek ilk orgazmını yaşadı. Adımı bile bilmediği hâlde “Evet, işte böyle, harikasın!” diye bağırıyordu.Nefeslerimiz hâlâ düzensizdi ama durmaya niyetimiz yoktu. Kadın doğrulup üzerime tırmandı. “Şimdi sıra bende” dedi ve yavaşça üzerime oturdu. İçine girdiğim anda ikimiz de aynı anda inledik. O kadar dar, o kadar sıcaktı ki… Ellerini omuzlarıma koyup ritmi kendi belirledi. Önce ağır ağır inip kalktı, sonra giderek hızlandı. Göğüsleri yüzümün önünde sallanırken onları avuçladım, meme uçlarını hafifçe sıkarken o başını geriye atıp zevkten inliyordu. Arada eğilip dudaklarımı vahşice öpüyordu; dişlerimiz çarpışıyor, dillerimiz dans ediyordu.Pozisyon değiştirdik. Onu koltuğa domalttım, arkadan girdim. Kalçaları avuçlarımda kayarken her darbede daha yüksek sesle inliyordu. Saçlarını nazikçe kavrayıp çektim; bu onu iyice çıldırttı. “Daha sert… Lütfen daha sert yap!” diye yalvarıyordu. İstediğini verdim. Araba hafif hafif sallanıyordu ama o an dünya durmuş gibiydi. Sadece bedenlerimizin çarpışması, tenlerimizin birbirine değmesi ve çıkardığımız vahşi sesler vardı.Sonunda ikimiz de sınırdaydık. Kadın nefes nefese “İçime… İçime boşal, lütfen hepsini ver!” diye inledi. O sözler beni uçurumdan aşağı itti. Birkaç güçlü, derin hamleden sonra içini tamamen doldurdum. Aynı anda o da ikinci kez orgazmını yaşadı; tüm vücudu sarsılıyor, bacakları titriyordu. Bir süre öylece kaldık, birbirimize sarılmış, ter içinde, nefes nefese. Sonra yavaşça ayrıldık. Kadın gülümseyerek yanıma uzandı ve “Biliyor musun, bu boşanmanın en güzel yanı oldu” dedi. Ben de “Umarım başka boşanma yaşamazsın ama… canın yine böyle bir kutlama isterse, numaram sende kalsın” diye espri yaptım.O gün sıradan bir yolcu yolculuğunun nasıl hayatımın en ateşli anılarından birine dönüştüğünü bir kez daha görmüştüm. Hayat bazen en beklenmedik anda, en beklenmedik şekilde kapını çalıyordu. Ve ben o kapıyı sonuna kadar açmıştım işte. Özgürlüğün tadını çıkaran o esmer güzeli unutmam mümkün değildi; göğüslerinin dolgunluğu, dudaklarının sıcaklığı, inlemelerinin ritmi… Hepsi hafızamın en özel köşesine kazınmıştı. Belki bir gün yine yoluma çıkar, belki de çıkmaz. Ama o akşam, taksimin arka koltuğunda yaşananlar, ikimiz için de unutulmaz bir kutlamaya dönüşmüştü. Özgürlük böyle kutlanırdı işte: sınır tanımadan, tutkuyla, tamamen teslim olarak.

Yanıt bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir

*