Kocam İşe Gidince Sevgilime Götümü Verdim (Türk Porno)
Sabahın sekizinde kapı kapandı. Kocam her zamanki gibi aceleyle kravatını düzeltti, “Akşama görüşürüz aşkım” dedi, yanağıma hızlı bir öpücük kondurdu ve çıktı. Arabasının motor sesi uzaklaşırken ben mutfakta kahve fincanımı tuttum, ama aklım çoktan başka yerdeydi. Telefonumu aldım, mesaj kutusuna girdim ve tek kelime yazdım: “Geldi.” Cevap saniyesinde geldi: “2 dakikaya ordayım.”Kalp atışlarım hızlandı. Aynaya baktım; sabahlık altında hiçbir şey yoktu, saçlarım dağınık, dudaklarımda hâlâ gece sürdüğüm kırmızı rujun kalıntısı. 34 yaşındayım, evliyim, iki çocuğum var ama bedenim hâlâ 20’lik bir kıza taş çıkarıyor. Kocam iyi bir adam, iyi bir baba, iyi bir eş… ama yatakta hep aynı, hep öngörülebilir. Ben ise artık o rutinden boğuluyordum. Ve o rutini kırmak için 21 yaşındaki Can’ı bulmuştum.Kapı zili çaldı. Açtığımda karşımda o vardı: dar tişört, kot pantolon, saçları hafif ıslak, sanki duştan yeni çıkmış gibi. Göz göze geldiğimiz anda gülümsedi, o arsız, kendinden emin gülümsemesiyle. “Günaydın abla” dedi alaycı bir tonla. “Günaydın piç” diye cevap verdim ve yakasından tutup içeri çektim. Kapıyı tekmeleyerek kapattım, kilidi çevirdim. Artık geri dönüş yoktu.Koridorda duramadık bile. Dudakları dudaklarıma yapıştı, dili ağzıma daldı, elleri sabahlığın altına kaydı. Göğüslerimi avuçladı, meme uçlarımı sıktı. İnledim, sesimi bastırmaya çalıştım ama nafile. “Sessiz ol, komşular duymasın” diye fısıldadım ama o umursamadı. Beni duvara yasladı, sabahlığı sıyırdı, çırılçıplak kaldım karşısında. Diz çöktü, bacaklarımı ayırdı ve dilini hemen oraya götürdü. İlk temasla kalçalarım titredi. “Tanrım… ne kadar ıslaksın” diye mırıldandı. Yalıyordu, emiyordu, parmaklarını da kattı. İki parmağı içime girip çıkarken klitorisimi diliyle daireler çiziyordu. Birkaç dakika içinde dizlerim titremeye başladı, “Can… geliyorum” diye inledim. Boşaldım, sertçe, sıvılarım çenesine aktı. O ise yalamaya devam etti, son damlasına kadar.Ayağa kalktı, pantolonunu indirdi. Sertliği karşımda dimdik duruyordu, damarları kabarmış, başı ıslak. Elime aldım, sıvazladım. “Bunu mu istiyordun?” diye sordu. “Evet… hem de çok” dedim ve diz çöktüm. Ağzıma aldım, derinlere kadar soktum. Boğazıma değdiğinde öğürmedim, aksine daha derine aldım. O da saçlarımdan tuttu, ritim verdi. “Ağzına boşalacağım” dedi, sesi boğuk. “Hayır… içime boşal” diye yalvardım. “Kocan bugün işe erken gitti, değil mi? O zaman seni doldurayım.”Beni kanepeye yatırdı, bacaklarımı omzuna aldı. Tek hamlede içime girdi. Acı ve zevk karışımı bir inleme çıktı ağzımdan. “Sıkı… çok sıkısın hala” diye homurdandı. Hızlı hızlı vurmaya başladı, her darbede memelerim sallanıyordu. Ellerim sırtına geçti, tırnaklarımı geçirdim. “Daha sert… dağıt beni” dedim. O da istediğimi verdi. Kanepe gıcırdıyordu, ritmimiz o kadar şiddetliydi ki komşuların duymaması imkânsızdı ama umurumda değildi.Pozisyon değiştirdik. Üstüne çıktım, kalçalarımı indirip kaldırdım. O alttan kalçalarımı tutuyor, beni daha derine çekiyordu. “Senin amın bağımlılık yapıyor” diye inledi. Göğüslerimi emdi, ısırdı, meme uçlarımı dişleriyle çekiştirdi. Orgazm üstüne orgazm yaşıyordum. Üçüncü kez boşaldığımda o da sınırına geldi. “İçine boşalıyorum… al hepsini” dedi ve sıcak sıcak içime fışkırttı. Derinlere, en derine. Titreyerek üstüne yığıldım, ikimiz de nefes nefese.Ama durmadık. Duşa girdik, orada da devam ettik. Duvar fayanslarına yaslandım, arkadan girdi. Su akarken bir eli klitorisimi okşuyor, diğer eli saçlarımı çekiyordu. “Kocan böyle mi sikiyor seni?” diye sordu alaycı bir sesle. “Hayır… senin gibi değil” dedim inleyerek. “O zaman artık her sabah ben sikeceğim seni” dedi ve yine içime boşaldı.Öğlene kadar evin her köşesinde seviştik: mutfak tezgahında, yatak odasında, hatta balkonda – perdeyi aralık bırakarak, belki biri görür diye heyecanla. Her seferinde “bu son” dedik, ama yalandı. Saat 12’de telefonuma mesaj geldi: kocam. “Bugün erken dönebilirim, öğlen yemeği hazırla.” Panik oldum. Can’a baktım, o ise gülümsedi. “Git duş al, ben çıkayım” dedi. Ama çıkmadan önce son bir kez öptü, “Yarın sabah yine buradayım. Kocan işe gider gitmez kapıyı aç.”Kapıyı kapattığımda aynaya baktım. Boynumda morluklar, dudaklarım şiş, içimde hâlâ onun sıcaklığı… Kocam eve geldiğinde masada yemek hazırdı, ben de gülümseyerek karşıladım. “Günüm çok yoğundu” dedi. “Benimki de” dedim usulca, içimden gülerek.Artık her sabah aynı ritüel: kocam çıkar, Can gelir. Bazen sadece oral, bazen saatlerce sert seks, bazen de yavaş ve derin sevişmeler. Kocam hiçbir şeyden şüphelenmiyor. Ben ise… hem suçluluk duyuyorum, hem de hiç olmadığı kadar canlı hissediyorum.Çünkü kocam işe gider gitmez… ev benim, bedenim benim… ve o genç, aç, doymak bilmez sevgilim de benim.