Ateşli Komşum Durunun Ağzına Veriyorum (Türk Porno)
Apartmanın üçüncü katında, karşı dairemde oturuyordu Duru. 26 yaşında, boşanmış, yalnız yaşayan, türbanlı ama modern bir kadın. Dışarıda uzun pardösü, başörtüsü, ama evde kapıyı açtığında dar tayt, crop top, bazen de sadece askılı bir atletle karşılıyordu. Aramızda hep bir elektrik vardı; asansörde göz göze geldiğimizde bakışları uzar, merdivenlerde karşılaştığımızda “Komşu, bir şey mi lazım?” diye sorardı gülümseyerek. Ben de 28’imdeydim, bekar, evde yalnız yaşayan biri. O gülümsemenin altında ne olduğunu biliyordum. Ve bir akşam sonunda patladı her şey.Saat 23:00 civarıydı. Kapı çaldı. Açtığımda Duru karşımda, üzerinde ince bir sabahlık, altında hiçbir şey yokmuş gibi belli oluyordu. “Komşu… bir şey rica etsem?” dedi, sesi biraz titrek. “Tabii, söyle” dedim. “Evde su kesildi, duş alamıyorum. Senin banyonu kullanabilir miyim?” Gözlerime bakıyordu, ama bakışlarında su kesintisiyle alakası olmayan bir ateş vardı. “Gel” dedim, kenara çekildim.Banyoya girdik. Duşu açtı, su akmaya başladı. Sabahlığını yavaşça çıkardı. Çırılçıplak kaldı karşımda. Göğüsleri dolgun, meme uçları koyu ve sertleşmiş, beli ince, kalçaları yuvarlak ve sıkı. Türbanı hâlâ başındaydı, sadece birkaç tel saç yüzüne düşmüştü. “Bakma öyle” dedi utangaç numarası yaparak ama eliyle göğüslerini kapatmadı. “Bakıyorum işte” dedim, sesim kalınlaşmıştı. Yaklaştım, duşun altına girdik birlikte.Su tenimize değdiğinde ellerim beline dolandı. Dudaklarımız buluştu, öpüşmemiz vahşiydi. Dili ağzımda dans ediyordu, elleri tişörtümü sıyırdı, sonra pantolonumu indirdi. Sertliğim karnına değdiğinde inledi. “Bunu mu istiyordun?” diye sordum kulağına. “Evet… ağzıma ver” dedi, gözleri kararmıştı. Diz çöktü, su yüzüne akarken eline aldı beni. Başını yaladı, diliyle daireler çizdi, sonra tamamen ağzına aldı.Derinlere aldı, boğazına kadar. Öğürmedi, aksine daha derine bastırdı. Eliyle taşaklarımı okşuyor, diğer eliyle kendini parmaklıyordu. Su sesi, emme sesleri, inlemeleri… Her şey karışmıştı. Saçlarından tuttum, ritim verdim. “Ağzına boşalacağım” dedim. Başını salladı, “Ver… hepsini içeyim” diye mırıldandı, ağzı dolu dolu. Hızlandım, boğazına vuruyordum. Birkaç darbeden sonra patladım. Sıcak sıcak fışkırttım, ağzına, boğazına, diline. Yuttu, son damlasına kadar. Gözleri yukarı kaymıştı, zevkten titriyordu.Ama durmadı. Ayağa kalktı, duvara yaslandı. “Şimdi sen yala beni” dedi. Diz çöktüm, bacaklarını ayırdım. Dilimi klitorisine değdirdim, daireler çizdim. Tadı tuzlu-tatlı, ıslak. Parmaklarımı içindeyken emdim, yaladım. Duru inlemeye başladı, “Evet… işte öyle… derinlere” diye yalvardı. Bir eliyle türbanını tutuyor, diğer eliyle başımı bastırıyordu. Birkaç dakika içinde titremeye başladı. “Geliyorum… komşum… ağzına geliyorum!” diye inledi. Sıvıları dilime aktı, yaladım, emdim. Orgazmı uzun sürdü, bacakları titredi, duvara yaslanarak ayakta kaldı.Sonra beni ayağa kaldırdı. “Şimdi içime gir” dedi. Duvara yaslandı, bir bacağını kaldırdım, tek hamlede girdim. Sıkı, sıcak, ıslak. Hızlı hızlı vurmaya başladım. Her darbede memeleri sallanıyordu, su sıçrıyordu. “Sik beni… komşum… sert sik” diye inliyordu. Türbanı ıslanmış, yüzüne yapışmıştı. Bir elimle klitorisini ovuyordum, diğer elimle kalçalarını sıkıyordum. Ritmimiz vahşileşti. “İçine boşalacağım yine” dedim. “Hayır… bu sefer ağzıma” diye yalvardı.Çıktım, diz çöktü tekrar. Ağzına aldım, emdi, sıvazladı. Gözlerime bakıyordu, o arsız bakışla. Dayanamadım, ikinci kez patladım. Bu sefer ağzına, dudaklarına, çenesine. Yine yuttu, parmağıyla kalanları topladı, emdi. Sonra gülümsedi. “Su kesintisi bitti sanırım” dedi alaycı bir sesle.O geceden sonra her “su kesintisi”nde kapım çalınıyordu. Bazen duşta, bazen salonda, bazen yatak odasında… Ama en çok ağzına veriyordum. Duru’nun o derin emişi, yutuşu, gözlerindeki o açlık… Bağımlılık yapıyordu. Komşu dediğin böyle olmalıydı işte.Apartman sessiz, ama bizim dairelerde fırtına kopuyordu. Ve her seferinde aynı soru:
“Komşu… yine mi su kesildi?”Cevap hep aynıydı:
“Evet… ve bu sefer ağzına daha çok vereceğim.”