Ekleyen Kanal: Starlar:

Aklımdan Çıkmayan Üvey Annemi Banyoda Dikizliyorum

Üvey annem Isabelle, evin içinde dolaşırken yarım çıplak haliyle her geçen gün Nathan’ın sinirlerini daha da geriyordu. O yeni taşınmıştı, Avustralya aksanıyla “Mum” diye hitap edilmesini istiyordu ve sanki bunu özellikle vurgulayarak Nathan’ın dikkatini çekiyordu. Sabahları sadece dantelli bir külotla mutfakta kahve yapıyor, öğleden sonraları havuz kenarında bikini üstünü çıkarmış güneşleniyordu. Göğüsleri güneş ışığında parlıyor, kalçaları her adımda sallanıyordu. Nathan ise 20’li yaşlarının başında, hormonları zirvede bir genç olarak her seferinde odasına kaçıyor, kapıyı kilitleyip kendini tatmin etmeye çalışıyordu. Ama bu artık yetmiyordu. İçindeki öfke, arzu ve utanç karışımı bir canavara dönüşmüştü.Bir öğleden sonra dayanamadı. Isabelle banyodayken kapıyı araladı, buharın arasında onu gördü: suyun altında, sabun köpükleri vücudunu kayganlaştırmış, elleri göğüslerinde dolaşıyordu. Nathan’ın kalbi göğsünden fırlayacak gibi attı. Kapıyı sertçe itip içeri girdi. “Yeter artık!” diye bağırdı. “Bunu bilerek yapıyorsun, değil mi? Her gün yarım çıplak dolaşıyorsun, beni deli ediyorsun!” Isabelle dönüp ona baktı, şaşırmış gibi değildi. Aksine, dudaklarında hafif bir gülümseme belirdi. Suyu kapattı, havluya uzanmadı bile. Islak saçları omuzlarına dökülürken yavaşça yaklaştı. “Evet, biliyordum tatlım,” dedi yumuşak bir sesle, Avustralya aksanı daha da belirgindi. “Vücudumun seni nasıl etkilediğini fark ettim. Bakışlarını, sertleşmeni… Hepsi ortadaydı.”Nathan’ın nefesi kesildi. Beklediği azar, utandırma yerine bu itiraf gelmişti. Isabelle diz çöktü, gözleri Nathan’ın pantolonunun önündeki şişkinliğe kilitlendi. “Mum olarak sana bakıyorum ama… aynı zamanda bir kadınım. Ve şu an seni istiyorum.” Ellerini uzattı, fermuarı indirdi, sertleşmiş erkekliğini dışarı çıkardı. Nathan donup kalmıştı ama vücudu tepki veriyordu. Isabelle dudaklarını yaladı, sonra yavaşça ağzına aldı. Sıcak, ıslak ve ustaca hareketlerle emmeye başladı. Nathan’ın elleri istemsizce saçlarına gitti, inlemeler kaçırıyordu ağzından. O an tüm bastırılmış duygular patladı. Hayvan gibi bir güçle Isabelle’ı ayağa kaldırdı, duvara yasladı. “Yeter,” diye homurdandı. “Artık durmayacağım.”Isabelle’in bacaklarını ayırdı, külotunu kenara çekti. O sıcak, ıslak Avustralya amına tek hamlede girdi. Isabelle inledi, tırnaklarını sırtına geçirdi. “Evet, işte böyle oğlum… Sertçe sik beni.” Nathan ritmini hızlandırdı, her darbede daha derinlere iniyordu. Isabelle’in göğüsleri sallanıyor, su damlaları hâlâ teninden akıyordu. Duş kabininin camı buğulandı, nefesleri birbirine karıştı. Nathan’ın öfkesi, arzusu, yılların birikimi hepsi o anda boşalıyordu. Isabelle’in inlemeleri yükseliyordu: “Daha sert… doldur beni!” Nathan kontrolünü kaybetti, son birkaç güçlü darbeyle içinden çıktı ve karnına, göğüslerine doğru sıcak boşalmasını fışkırttı. Beyaz sıvı Isabelle’in bronz teninde yayıldı, damlalar aşağı süzülüyordu.İkisi de nefes nefese kaldı. Isabelle gülümsedi, parmaklarıyla karnındaki meni yaydı, sonra Nathan’a baktı. “Güzel iş çıkardın, tatlım. Mum’un çok memnun.” Nathan hâlâ titriyordu, zihni karışıktı. Ne yapmıştı? Bu yanlış mıydı? Ama Isabelle onu öptü, dudakları yumuşacıktı. “Kimse bilmeyecek. Bu bizim sırrımız. Ve belki… devam ederiz.” Havluya sarındı, dışarı çıktı, sanki hiçbir şey olmamış gibi. Nathan duşun altında kaldı, suyun altında düşünüyordu. O süper seksi sarışın üvey anne artık sadece bir fantezi değildi. Gerçekti. Ve bu gerçek, evdeki her şeyi değiştirmişti.Günler geçti. Isabelle hâlâ yarım çıplak dolaşıyordu ama artık bakışları farklıydı; davetkâr, kışkırtıcı. Nathan ise her fırsatta onu arıyordu. Mutfakta, salonda, hatta babası evdeyken bile gizli dokunuşlar, fısıltılar… Aralarındaki bu ateş sönmüyordu. Babası hiçbir şeyden habersiz, “Ailemiz çok iyi anlaşıyor,” diyordu gülerek. Ama Nathan biliyordu: Anlaşma çok farklı bir boyuttaydı artık. Isabelle’in sıcak bedeni, o Avustralya aksanıyla “oğlum” deyişi, her şeyi daha da tehlikeli ve çekici kılıyordu. Ve Nathan, o canavarı bir daha salıvermek için gün sayıyordu. Çünkü bir kez başladı mı, bu yasak oyun kolay kolay bitmiyordu.

Yanıt bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir

*