Ekleyen Kanal: Starlar:

Arkadaşının Karısını Mutfakta Acımadan Sikiyor
Evie Christian kapının önünde durduğunda, yağmur sırılsıklam etmişti. Siyah saçları yüzüne yapışmış, ince bluzu tenine yapışarak vücudunun her kıvrımını ortaya çıkarmıştı. Göğüsleri ıslak kumaşın altında belirgindi, meme uçları soğuktan sertleşmişti. Chad Alva kapıyı açtığında bir an donup kaldı. Evie’nin kocası, yani en yakın arkadaşı, şehir dışındaydı ve bu akşam Chad yalnızdı. Ama Evie’nin burada olması tesadüf değildi.“Tanrım Evie, ne haldesin sen?” dedi Chad, hemen onu içeri aldı. Kapıyı kapattı, yağmurun sesi dışarıda kaldı. Evie titriyordu, ama titremesi sadece soğuktan mıydı, yoksa içindeki o uzun zamandır bastırdığı ateşten mi, belli değildi.“Araba bozuldu, taksi bulamadım… Yağmur birden başladı,” diye mırıldandı Evie, ama gözleri Chad’ın gözlerinden kaçmıyordu. Aralarında yıllardır süren bir gerilim vardı. Bakışmalar, tesadüfi dokunuşlar, arkadaş ortamlarında atılan imalı laflar… Hepsi birikip birikip patlamaya hazır bir volkan gibiydi.Chad yutkundu. “Gel, üstünü değiştir. Karımın dolabında bir şeyler vardır, kuru olur.”Evie başını salladı, ama gülümsemesi şeytaniydi. Chad onu yatak odasına götürdü. Karısının çekmecesini açtı, birkaç parça çıkardı. Evie ıslak bluzunu çıkarmaya başladı. Chad arkasını döndü, ama aynadan her şeyi görüyordu. Evie’nin sutyeni yoktu; göğüsleri özgürce sallandı, dolgun ve doğal. Pantolonunu da indirdi, ıslak külotu yere düştü. Çıplak hali muhteşemdi: ince bel, yuvarlak kalçalar, pürüzsüz ten.Chad ona bir havlu uzattı. “Şunu giy önce.”Ama Evie havluyu almadı. Gözleri Chad’ın pantolonunun önündeki kabarmaya kaydı. “Aslında… senin karının eşyalarından bir şeyler giymek istiyorum. Mesela… o çilek desenli külotları var mı? Hatırlıyorum, bir keresinde bahsetmiştin.”Chad’ın nefesi kesildi. Karısının çekmecesinden o külotu çıkardı: pembe, yanları ince bağcıklı, arkası tamamen açık, çilek baskılı. Evie aldı, yavaşça giydi. Külot kalçalarına tam oturdu, ön tarafı zar zor örtüyordu. Sonra dar beyaz bir atlet seçti. Atleti giydiğinde göğüsleri kumaşı gererek kaldırdı, meme uçları belli oluyordu. Aynaya baktı, saçlarını geriye attı.“Nasıl olmuşum?” diye sordu, sesi alçak ve baştan çıkarıcı.Chad bir adım yaklaştı. “Evie… bunu yapmamalıyız. O benim en iyi arkadaşım.”Evie döndü, Chad’ın göğsüne dokundu. “Biliyorum. Ama yıllardır seni düşünüyorum. Her buluşmada, her partide… Sen de beni istiyorsun, değil mi?”Chad’ın elleri titreyerek Evie’nin beline gitti. “Evet… lanet olsun, evet.”Evie parmak uçlarında yükseldi, dudaklarını Chad’ınkine bastırdı. Öpüşmeleri vahşiydi; diller birbirine dolandı, nefesler karıştı. Chad’ın elleri Evie’nin kalçalarına indi, külotun açık arkasından tenini okşadı. Evie inledi, Chad’ın sertliğini avuçladı.“Yatakta değil… burada,” diye fısıldadı Evie. Chad onu duvara yasladı, atleti yukarı sıyırdı. Göğüslerini avuçladı, meme uçlarını emdi. Evie başını geriye attı, saçları duvara yayıldı. Chad diz çöktü, külotu kenara çekti. Dilini Evie’nin ıslaklığına değdirdi, yaladı, emdi. Evie’nin bacakları titredi, elleri Chad’ın saçlarını sıktı.“Evet… işte öyle… devam et…”Chad ayağa kalktı, pantolonunu indirdi. Sertliği dışarı fırladı; kalın, damarlı. Evie elini uzattı, sıvazladı, başını öptü. Sonra sırtını duvara yasladı, bir bacağını Chad’ın beline doladı. Chad tek hamlede içine girdi. Evie yüksek sesle inledi, tırnakları Chad’ın sırtına battı.Hareketler hızlı ve sertti. Duvar her itişte sarsılıyordu. Evie’nin göğüsleri sallanıyor, atlet yukarı sıyrılmıştı. Chad bir elini kalçasına koydu, diğerini meme ucuna. Evie’nin inlemeleri odayı doldurdu.“Daha derin… hadi Chad… doldur beni!”Chad hızlandı, kalçaları Evie’nin kalçalarına çarpıyordu. Islak sesler, nefesler, inlemeler… Evie birden kasıldı. “Geliyorum… Tanrım!”Orgazmı vücudunu sardı, bacakları titredi. Chad da dayanamadı; birkaç güçlü hamleyle içine boşaldı, sıcaklığı Evie’nin derinliklerine yayıldı.İkisi de nefes nefese kaldı. Evie yavaşça indi, külotu düzeltti. Chad’ın yüzüne baktı, gülümsedi.“Bu… bir daha olmayacak, değil mi?” dedi Evie, ama sesinde inandırıcılık yoktu.Chad güldü. “Tabii ki olmayacak… yarın akşam yine yağmur yağarsa.”Evie atleti çıkardı, ıslak kıyafetlerini aldı. “Karına selam söyle. Ve teşekkür et, bu külot çok rahatmış.”Kapıya yöneldi, ama dönüp Chad’a son bir öpücük kondurdu. Yağmur hâlâ yağıyordu, ama Evie’nin içi yanıyordu. Ateş sönmemişti; sadece daha da alevlenmişti.Ve ikisi de biliyordu: Bu sadece başlangıçtı.

Yanıt bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir

*