Anneler Gününde Annelerini Takas Ediyorlar Türkçe Altyazılı Porno
Uzun zamandır seks yapmıyorum, içimde birikmiş öyle büyük bir arzu var ki bazı geceler uykum bile kaçıyor. Kocam artık bana eskisi gibi bakmıyor, dokunmuyor, hatta en basit jestleri bile unuttu; bu yıl Anneler Günü’nü tamamen es geçti, tek bir mesaj bile atmadı. Oysa üvey oğlum hatırladı, eline küçük bir çiçek alıp yanıma geldiğinde içim ısındı, en azından biri beni düşündüğünü hissettirdi. Sonra aklımıza harika bir fikir geldi: neden hep birlikte güzel bir otelde kutlama yapmayalım ki? Ben, en yakın arkadaşım, onun üvey oğlu ve benim üvey oğlum; dördümüz birden yola çıktık. Otelin havası bile farklıydı, sanki o gün her şey mümkünmüş gibi hissettiriyordu.Erkekler havuza atlayıp şen şakrak yüzmeye başlayınca biz de jakuziye çekildik. Kimse yoktu etrafta, cesaretlendik ve mayo, bikini ne varsa hepsini çıkardık; tamamen çıplak, sıcak suyun içinde birbirimize sokulduk. Su buharı arasında sohbet koyulaştı, ben dayanamayıp içimdekileri döktüm ortaya: nasıl özlediğimi, nasıl yanıp tutuştuğumu, kocamın soğukluğunun beni çıldırttığını anlattım. Arkadaşım gözlerimin içine bakarak gülümsedi ve “Keşke benim karım olsan,” dedi, “her fırsatta seni siker, asla bu kadar yalnız bırakmazdım.” O cümle içimdeki ateşi körükledi, nabzım kulaklarımda atmaya başladı. Gözlerim onun muhteşem göğüslerine kaydı; iri, dik, uçları sertleşmiş, dövmelerle süslü teni suyun içinde parlıyordu. Her yerini öpmek, dilimle o dövmelerin hatlarını takip etmek, tadına bakmak istiyordum. Sanki düşüncelerimi yüksek sesle okumuş gibi yaklaştı, dudaklarını boynuma değdirdi, sonra yavaşça aşağı kaydı. Meme uçlarımı ağzına aldı, emdi, ısırdı; zevkten başım döndü. Ardından diz çöktü, bacaklarımı ayırdı ve dilini amımın tam üstüne bastırdı. O an dünya durdu sanki; dili ritmik hareketlerle klitorisimi okşuyor, içime girip çıkıyordu. Sonra beni çevirdi, popomu havaya kaldırdı ve orayı da yalamaya başladı, dilinin her dokunuşuyla inlemelerim jakuzinin buharına karışıyordu.Tam kendimden geçmişken kapı açıldı ve erkekler içeri girdi. Bizi öyle yakaladılar: arkadaşım elinde kalın bir dildo, bana arkadan sertçe girip çıkarken ben de zevkten kıvranıyordum. Ama şaşırmadılar, aksine gülümsediler. Ellerinde iki tane şık hediye kutusu vardı. “Anneler Günü hediyeniz,” dediler. Kutuları açtığımızda içlerinde birer delik olduğunu gördük; o delikten dışarı taşan şey ise onların taş gibi olmuş, damarları kabarmış sikleriydi. Kahkaha attık önce, sonra bakışlarımız değişti. İhtiyacımız olan tam da buydu. Kocalarımız bizi tatmin edemiyorsa, biz de kendi yolumuzu bulacaktık.O öğleden sonra oda zevk çığlıklarıyla doldu. Önce diz çöktük, üvey oğullarımızın yarağını sırayla ağzımıza aldık; sertliğini, sıcaklığını, damarlarının nabzını hissettik. Sonra sırtüstü uzandık, bacaklarımızı sonuna kadar açtık ve onlar içimize girdi. Sert, derin, ritmik darbelerle bizi doldurdular. Arkadaşım bir yandan benimle öpüşüyor, bir yandan kendi üvey oğlunun sikini tutup yönlendiriyordu. Ben de kendimi tamamen bıraktım; her vuruşta inliyor, tırnaklarımı sırtlarına geçiriyor, daha derine girmelerini istiyordum. Saatler geçti, pozisyon değiştirdik, ter içinde kaldık, ama durmadık. Sonunda bacaklarımız titreyerek, nefes nefese yatağa yığıldık. Yürümek bile zordu, ama yüzlerimizde kocaman gülümsemeler vardı.O gün hayatımın en unutulmaz Anneler Günü’ydü. Kimsenin umursamadığı bir günde, en beklenmedik kişilerle, en vahşi şekilde sevildim, doyasıya zevk aldım. Artık biliyorum; aradığım tutku dışarıda bir yerlerde değil, tam da yanı başımda, cesaret ettiğim anda beni bekliyormuş.