Ekleyen Kanal: Starlar:

Ablamın Manga Hastası Salak Arkadaşını Siktim
Gece yarısını geçmişti. Ev sessizdi, annemle babam şehir dışındaydı. Üvey ablam Elif’in odasından gelen loş mavi ışık koridora sızıyordu. Normalde umursamazdım ama bu sefer kapı aralıktı ve içeriden tanıdık, boğuk inlemeler geliyordu. Hentai sesleri. Yüksek perdeden “ああっ… もっとぉ…” diye inleyen bir kız sesi.Merak ettim, usulca yaklaştım. Kapıyı hafifçe ittim. İçeride Elif yoktu – muhtemelen arkadaşlarıyla dışarıdaydı – ama yatağın üzerinde diz üstü oturmuş, laptopu kucağında, kulaklıkları çıkarmış izleyen biri vardı: Sena. Elif’in en yakın animeci arkadaşı. 19 yaşında, kısa siyah saçlı, büyük gözlüklü, her zaman oversized hoodie ve tayt giyen o utangaç kız. Şu an hoodie’si sıyrılmış, bir eli taytının içinde, diğer eliyle mouse’u kontrol ediyordu. Ekranda tentacle hentai’si oynuyordu; kızın vücudu kaygan uzantılarla sarılmış, ağzı dolu, inliyordu.Sena’nın nefesi hızlanmıştı. Parmakları ritmik hareket ediyordu. Ben kapıda donakalmıştım. O an başını çevirdi ve beni gördü.Gözleri faltaşı gibi açıldı. Laptopu kapatmaya çalıştı ama eli titriyordu, ekran kapanmadı. Yüzü kıpkırmızı oldu.“Ne… ne yapıyorsun burada?!” diye fısıldadı panikle.“Ben mi?” dedim gülümseyerek içeri girip kapıyı arkamdan kapattım. “Asıl sen ne yapıyorsun ablamın yatağında?”“Çık… çık dışarı!” dedi ama sesi titriyordu. Bacaklarını kapattı, ellerini çekti. Taytının önü ıslak bir leke bırakmıştı.Yavaşça yatağa yaklaştım. Laptopu aldım, ekranı ona çevirdim. Hâlâ oynuyordu: yaratık şimdi kızı havaya kaldırmış, her deliğine girip çıkıyordu.“Beğeniyorsun demek,” dedim alçak sesle. “Gerçek hayatta da böyle sert mi istiyorsun?”Sena yutkundu. Gözleri ekrandan bana kaydı, sonra aşağıya. Boxer’ımın önü çoktan gerilmişti.“Bakma…” diye mırıldandı ama gözlerini alamıyordu.Elimi uzattım, çenesini tuttum, yüzünü kendime çevirdim.“İzlemeye devam et,” dedim. “Ama bu sefer yalnız değil.”Laptopu yatağın kenarına koydum, sesi açtım. İnlemeler odayı doldurdu. Sena’nın nefesi hızlandı. Eğildim, boynuna bir öpücük kondurdum. Titredi. Dudaklarımı kulağına yaklaştırdım.“Kaç kere mastürbasyon yaparken beni düşündün?”Cevap vermedi ama yanakları daha da kızardı.Hoodie’sini yukarı sıyırdım. Sütyen yoktu. Küçük ama dik göğüsleri ortaya çıktı, meme uçları taş gibi sert. Birini ağzıma aldım, emdim. İnledi. Eli istemsizce saçlarıma gitti.“Dur… Elif gelirse…”“Gelmez,” dedim. “Gece ikiye kadar parti diyorlardı.”Diğer elimi taytının içine soktum. Sırılsıklamdı. Parmaklarım kaygan dudaklarında kaydı, klitorisini buldum, daireler çizdim. Bacakları açıldı. Laptop ekranındaki kız da aynı anda çığlık atıyordu.Pantolonumu indirdim. Sertliğim dışarı fırladı. Sena’nın gözleri faltaşı gibi açıldı.“Bu… çok büyük…”“İstediğin buysa,” dedim, “alabilirsin.”Yatağa uzandım, onu üstüme çektim. Taytını dizlerine kadar sıyırdım. Kasıklarındaki minik trimli tüyler ıslak parlıyordu. Kendini yavaşça üzerime oturttu. Başım girişinde durdu. Göz göze geldik.“İçine al,” dedim emreder gibi.Yavaşça aşağı indi. İlk santimde inledi, başını arkaya attı. Daha derine indikçe yüzü acı ve zevk karışımı bir ifadeye büründü.“Off… çok kalın…” diye inledi.Tamamen oturduğunda ikimiz de aynı anda nefesimizi tuttuk. İçinde zonkluyordum. Ellerimi kalçalarına koydum, yukarı aşağı hareket ettirmeye başladım. Hızlandık. Her inişte taşaklarım kalçalarına çarpıyordu. Laptop’taki seslerle senkronize olmuştuk resmen.Sena öne eğildi, ellerini göğsüme koydu. Göğüs uçlarını sıktım, çektim. İnlemeleri yükseldi.“Daha sert… lütfen…” diye yalvardı.Pozisyon değiştirdim. Onu sırtüstü yatırdım, bacaklarını omuzlarıma aldım. Derine girdim. Her darbede rahmini hissediyordum. Çığlık atmamak için kendi kolunu ısırdı.“Geliyorum… durma!” dedi titreyerek.Hızlandım. Parmaklarımı klitorisine bastırdım, ovaladım. Bir anda kasıldı, sırtı yay gibi gerildi, içimde kasılıp gevşedi. Orgazm dalgalarıyla sarsılıyordu.Ben de dayanamadım. Son birkaç sert darbeyle birlikte boşaldım. İçine sıcacık akıttım. Uzun uzun inledik.Çıktığımda içinden beyaz sıvı sızıyordu. Nefes nefese yan yana yattık.Sena gözlüğünü düzeltti, utangaç bir gülümsemeyle bana baktı.“Elif’e söylemeyeceksin değil mi?”Gülümsedim.“Söylemem… ama bir şartla.”“Neymiş?”“Bir dahaki sefere beraber izleyelim. Ve bu sefer… tentacle’ları ben taklit ederim.”Gözleri parladı. Dudaklarını ısırdı.“Anlaştık.”O gece üç hentai daha izledik. Ve her birinde… sahneyi birebir tekrarladık.

Yanıt bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir

*