Ekleyen Kanal: Starlar: ,

Annemin Arkadaşını Sikerken Anneme Yakalanıyoruz

Natasha Nice’in canlandırdığı sevgi dolu ve dolgun göğüslü üvey anne Elena, o gün işten erken çıkmanın sürprizini hiç beklemiyordu. Yıllardır ailesine adadığı hayatında, oğlu Mert’in mutluluğu her şeyden önemliydi. Genç adam artık yetişkin bir birey olmuş, üniversiteye gidiyor, kendi dünyasını kuruyordu. Elena, Mert’e karşı her zaman koruyucu ama anlayışlı bir tavır sergilemişti. Üvey oğluyla arasında sıcak bir bağ vardı; akşam yemekleri, sohbetler, küçük jestler… Bunlar Elena’nın günlerini aydınlatan tek şeydi. Ancak o öğleden sonra eve adım attığında, her şey bir anda değişti.Kapıyı yavaşça açtı, çünkü Mert’in odasından gelen inlemeleri duymuştu. Kalbi hızla çarpmaya başladı. Sessiz adımlarla koridorda ilerledi, kapı aralıktı. İçeri baktığında gördüğü manzara, nefesini kesti: En yakın arkadaşı Vanessa Vega, yani yıllardır her sırrını paylaştığı, kahve molalarında dertleştiği, tatillerde birlikte güldüğü o kadın, Mert’in yatağında çıplak yatıyordu. İkisi de birbirine sarılmış, tutkuyla öpüşüyor, bedenleri ritmik bir şekilde hareket ediyordu. Vanessa’nın kıvrımlı hatları, ateşli bakışları ve Mert’in coşkulu dokunuşları… Elena donakaldı. Arkadaşının oğluyla bu kadar yakın olması, hem ihanet gibi geldi hem de tuhaf bir şekilde kıskançlık uyandırdı.Elena’nın aklından binlerce düşünce geçti. Önce öfke doldu içine: “Nasıl yapar bunu bana? Bana en yakın insan, kendi oğlumla…” Ama hemen ardından suçluluk hissetti. Mert’in babası yıllar önce terk etmişti onları; Elena, o boşluğu doldurmak için elinden geleni yapmıştı ama belki de genç adamın ihtiyaçlarını tam anlayamamıştı. Vanessa ise hep “senin gibi mükemmel bir anne” derdi ona. Şimdi ise o yatakta, Mert’in kollarında inliyordu. Elena’nın göğsü sıkıştı. Kapıyı kapatıp kaçmak istedi ama ayakları yere mıhlanmış gibiydi.Sessizce geri çekildi, mutfağa gitti ve bir bardak su içti. Elleri titriyordu. Kafasında iki ses çarpışıyordu: Biri “Hemen içeri gir, ikisini de kov dışarı!” diyordu. Diğeri ise “Dur, belki bu onların arasında gerçek bir şeydir. Mert mutlu görünüyor. Vanessa da kötü biri değil…” diyordu. Elena, aynaya baktı. Hâlâ çekiciydi; dolgun göğüsleri, kıvrımlı kalçaları, yıllara meydan okuyan güzelliği… Ama o an kendini yetersiz hissetti. “Belki de ben ona yetemedim,” diye düşündü.Bir süre sonra kararını verdi. Odanın kapısına geri döndü, bu sefer hafifçe vurdu. İçerideki hareketler aniden durdu. Mert telaşla “Kim o?” diye seslendi. Elena derin bir nefes aldı ve kapıyı açtı. Üçü de birbirine baktı. Mert’in yüzü kıpkırmızı oldu, Vanessa ise çarşafı göğsüne çekerek utanmış gibi yaptı ama gözlerinde garip bir meydan okuma vardı.“Erken geldim,” dedi Elena sakin bir sesle, ama kalbi deli gibi atıyordu. “Anlaşılan siz de… erken başlamışsınız.”Mert kekelemeye başladı, özür dilemeye çalıştı. Vanessa ise sessizce gülümsedi. Elena yatağın kenarına oturdu. “Bana niye söylemediniz?” diye sordu. Sesinde öfke değil, kırgınlık vardı. Mert başını önüne eğdi. “Bilmiyordum nasıl söylerim… Seni üzmek istemedim.”Elena, Vanessa’ya döndü. “Sen… benim en iyi arkadaşımsın. Bunu biliyor muydun?” Vanessa başını salladı. “Başta sadece sohbetti. Sonra… bir şey oldu. Mert çok tatlı, Elena. Senin gibi güçlü, ama aynı zamanda kırılgan. Dayanamadım.”O an Elena’nın içinde bir şey kırıldı ama aynı zamanda başka bir şey uyandı. Yıllardır bastırdığı arzular, yalnızlık, dokunulmamış bedeninin özlemi… Gözleri Mert’in çıplak gövdesine kaydı, sonra Vanessa’nın davetkâr bakışlarına. “Peki şimdi ne olacak?” diye sordu kendi kendine.Zor karar anı gelmişti. Kapıyı çarpıp çıkabilirdi, Vanessa’yı hayatından çıkarabilirdi. Ya da… kalabilirdi. Belki de bu beklenmedik karşılaşma, üçünün de aradığı şeyi ortaya çıkaracaktı: Paylaşılan bir tutku, yeni bir bağ. Elena yavaşça bluzunun düğmelerini çözmeye başladı. “Eğer bu olacaksa,” dedi titrek ama kararlı bir sesle, “o zaman hep birlikte olacağız. Kimse kimseyi dışlamayacak.”Vanessa gülümsedi, elini Elena’nın eline uzattı. Mert şaşkınlıkla izliyordu. Oda yeniden ısınmaya başladı. Elena’nın kalbi hâlâ hızlı atıyordu ama bu sefer korkudan değil, heyecandan. O gün, üvey anne olarak başladığı hikâye, bambaşka bir yöne evrildi. Sevgi, ihanet ve arzu iç içe geçti; ve Elena, en zor kararı vererek, belki de en doğru olanı seçmişti.

Yanıt bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir

*