Babasının Prensesi Götten Yiyor Türkçe Altyazılı Porno
Sınav salonundan çıktığımda içimde garip bir zafer hissi vardı. Ülke çapındaki imla yarışmasının finalistiydim, son turu da geçmiş, yarınki büyük finale kalmıştım. Ama otel odasına döner dönmez çantamı yatağa fırlattım, defterimi açtım ve kelime listesi yerine bambaşka bir şey yapmaya başladım: kalemimle kâğıda seks pozisyonları çiziyordum. Çıplak bedenler, birbirine kenetlenmiş çiftler, ağızlar, kalçalar, her şey detaylı ve arsızca. Yüzüm kızarmıyordu bile. Aksine, çizerken içimde tuhaf bir heyecan kabarıyordu.Kapı tıklatılmadan açıldı.Romeo içeri girdi. Üvey babam. Annemle evlendiğinden beri evde hep mesafeli, sert, disiplinli bir adamdı. 42 yaşında, geniş omuzlu, kısa kesilmiş siyah saçları ve her zaman temiz traşlı çenesiyle korkutucu derecede yakışıklıydı. Bugün de lacivert takım elbisesinin içinde dimdik duruyordu.“Ne yapıyorsun sen?” dedi, sesi buz gibi.Defteri kapatmaya çalıştım ama çok geçti. Romeo bir adımda yanımda bitmiş, kâğıtları elimden çekip almıştı. Çizdiğim resimlere baktı. Kaşları çatıldı, ama gözlerinde başka bir şey daha vardı. Öfke mi, yoksa… başka bir şey mi?“Finale kalıyorsun ve burada porno çiziyorsun, öyle mi?” dedi alçak sesle. “Annen buna ne derdi sence?”Omuz silktim. “Rahat bırak beni. Stres atıyorum sadece.”Güldü. Kısa, sert bir kahkaha.“Stres atacaksan başka yollar var. Ama önce cezasını çekeceksin.”Kolumu tutup beni yatağın kenarına oturttu, sonra kendi oturdu ve beni kucağına yatırdı. Yüzüstü, kalçalarım havada. Okul üniformamın mini eteği zaten kısaydı, şimdi iyice sıyrılmıştı.“Romeo, saçmalama—” diye başladım ama tokat indi.İlk şaplak popomun tam ortasına. Acıdan çok şok oldum. Güldüm.“Ciddi misin? Bu mu ceza?”İkinci şaplak daha sertti. Bu sefer eteğimi sıyırdı. Sadece ince, beyaz dantelli tangam vardı üzerimde. Tenimde elinin sıcaklığı kaldı. Üçüncü, dördüncü… Her vuruşta gülüşüm azaldı. Acı artıyordu. Ama garip bir şekilde, içimde başka bir his de uyanıyordu. Islaklık.“Gül bakalım,” dedi alaycı bir sesle. “Şimdi gülmeye devam et.”Elini tangamın üstünden çekti, kumaşı yana sıyırdı. Çıplak kalçalarım ortaya çıktı. Artık şaplaklar doğrudan ete iniyordu. Her vuruşta inledim. Acı ve utanç karışımı bir zevk. Gözyaşlarım yanaklarıma süzülmeye başladı ama aynı anda amım sırılsıklam olmuştu.Romeo durdu. Nefes nefese kaldığımı fark etti. Sonra pantolonunun fermuarını indirdi. Sikini çıkardı. Kalın, damarlı, başı zaten morarmış haldeydi.“Kelime çalışmak yerine seks öğrenmek istiyorsun, değil mi?” dedi. “O zaman ağzını aç.”Dizlerimin üstüne çöktüm. Üvey babamın sikini elime aldım. Sıcak, sert, nabız gibi atıyordu. Dudaklarımı araladım ve başını ağzıma aldım. Dilimle daireler çizdim, emdim, derinlere aldım. Romeo saçlarımdan tutup ritmi belirledi. Boğazıma kadar soktu, gözlerim yaşardı ama durmadım. Aksine daha hevesli emdim.“Yeter,” dedi bir süre sonra. “Yatağa uzan.”Yüzüstü yattım. Eteğim belimde toplanmıştı. Romeo arkama geçti, yüzünü kalçalarımın arasına gömdü. Dilini amımın dudaklarında gezdirdi, klitorisimi emdi, sonra içeri soktu. İnledim, kalçalarımı ona bastırdım. Parmakları da devreye girdi. İki parmak içimde gidip gelirken dilini arkaya kaydırdı, göt deliğimi yalamaya başladı. Çıldırıyordum.Sonra doğruldu. Sikini amımın girişine dayadı ve tek hamlede köküne kadar soktu. Çığlık attım. Ellerini boynuma doladı, hafifçe sıktı. Nefesim kesilirken o daha sert vuruyordu. Her darbede kalçalarım titriyordu.“İstediğin buysa,” diye hırladı, “al bakalım.”Boşalmak üzereydim ama o çekildi. Sikini göt deliğime dayadı.“Lütfen…” dedim nefes nefese. “Oradan da istiyorum.”Yavaşça girdi. Acıdan gözlerim karardı ama aynı anda inanılmaz bir dolgunluk hissettim. Romeo kalçalarımı iki eliyle kavradı ve ritme başladı. Derin, sert darbeler. İnlemelerim odayı doldurdu.Sonra beni kucağına oturttu. Yüz yüze. Sikini tekrar götüme aldım, bu sefer ben hareket ediyordum. Yukarı aşağı inip kalkıyordum. Küçük göğüslerim zıplıyordu. Elimi klitorisime götürdüm, ovuşturmaya başladım. Orgazm dalgaları geldi, vücudum sarsıldı, çığlık attım.Romeo beni sırtüstü yatırdı. Bacaklarımı omuzlarına aldı, tekrar götüme girdi. Hızlandı. Sonunda içimde patladı. Sıcak sıvı götümün derinliklerine dolarken ben de ikinci kez boşaldım.Yatağa yığıldık. Nefeslerimiz birbirine karışıyordu.“Finale yarın,” dedi Romeo, saçlarımı okşayarak. “Ama bundan sonra kelime çalışmadığın her gece… bu cezayı çekeceksin.”Gülümsedim. Gözlerim hâlâ yaşlıydı ama dudaklarımda arsız bir sırıtış vardı.“Anlaştık, üvey baba.”O gece otel odasında uyumadık. Sabaha kadar defalarca seviştik. Kelime listeleri yerde dağılmış, çizdiğim resimler buruşmuş haldeydi.Ama ben finale hazırdım.Çünkü artık başka bir şey daha biliyordum: nasıl kazanılacağını.Ve nasıl kaybedileceğini.