Çamaşır Makinasına Sıkışan Aptal Üvey Kardeşim (Türk Porno)
Öğleden sonra evde yalnızdım. Annemle babam işe gitmiş, Ege de üniversiteden erken dönmüştü. Ben çamaşırları makineye yerleştiriyordum. Dar kot pantolonum ve üstümde sadece ince bir crop top vardı. Makinenin kapağını açtım, eğildim, içindeki çamaşırları düzeltmek için iyice içeri uzandım. Tam o sırada dengemi kaybettim. Kalçalarım havada, üst bedenim makinenin içinde, belim tam kenarda sıkıştı. Ne kadar kıpırdansam da çıkamıyordum. Kollarım içeride, kalçalarım dışarıda, resmen popom havada kalmıştı.“Ege! Gel yardım et!” diye bağırdım panikle.Birkaç saniye sonra ayak sesleri geldi. Ege mutfaktan çıkıp salona girdi, beni o halde görünce önce şaşırdı, sonra yavaş yavaş sırıtmaya başladı.“Vay be abla… bu pozisyon da nereden çıktı?”“Dalga geçme lan, çıkaramıyorum kendimi! Çek beni!”Yaklaştı, arkama geçti. Ellerini kalçalarıma koydu, önce hafifçe çekti. Çıkmadı. Sonra daha sert bastırdı. Hâlâ çıkmıyordum. Ama elleri kalçalarımda geziniyordu artık. Parmakları kotun üstünden kalçalarımın etine bastırıyordu.“Ege… ne yapıyorsun?”“Affetmeyeceğim dedim ya geçen sefer,” dedi alçak sesle. “Hatırlıyor musun? Senin o ‘bir daha yaparsan görürsün’ lafını? İşte şimdi gördüm.”Geçen hafta banyoda duş alırken kapıyı kilitlemeyi unutmuştum. Ege içeri dalmış, beni çıplak görünce sikini sıvazlamaya başlamıştı. Ben de sinirlenip kovmuştum onu. O günden beri bana takılıyordu.Şimdi ise tam istediği pozisyondaydım. Çaresiz, kalçalarım ona dönük, hareket edemiyordum.Kotumun düğmesini açtı. Fermuarı indirdi. Pantolonu yavaşça aşağı sıyırdı. Külotum açıkta kaldı. Beyaz, ince dantelli külot. Kalçalarımın arasında ipi kaybolmuştu.“Bu külot… çok mu yakışıyor sana bugün?”“Ege… yapma… lütfen…”Ama sesim titriyordu. Hem korku, hem de tuhaf bir heyecan vardı içimde. Ege’nin parmakları külotun kenarından içeri kaydı. Amımın dudaklarını araladı. Zaten hafif ıslanmıştım, utanıyordum ama durduramıyordum.“Bak sen… ablamın amı ıslanmış bile,” dedi gülerek. Parmaklarını soktu. İki parmak, yavaşça ileri geri. İçimde kıpırdandıkça inledim istemeden.Sonra külotumu yana sıyırdı. Sikini çıkardı. Sert, damarlı, başı morarmış haldeydi. Başını amımın dudaklarına dayadı. Biraz bastırdı. Kayganlaştığı için kolayca girdi. Yarısına kadar soktu, sonra birden köküne kadar.“Ahhh!” diye inledim. Makinenin içinde sesim yankılandı.Ege kalçalarımı iki eliyle kavradı, sıkıca tuttu. Hızlı hızlı pompalamaya başladı. Her girişte kalçalarım şap şap ses çıkarıyordu. Makineye sıkıştığım için kaçamıyordum, sadece alıyordum. Sikini en derinime kadar sokup çıkarıyordu.“Affetmeyeceğim demiştim,” dedi nefes nefese. “Şimdi gör bakalım ne kadar affetmezmişim.”Bir eliyle saçlarımı tuttu, başımı hafifçe geriye çekti – makinenin içinde olduğum için zorlanıyordu ama yine de yaptı. Diğer eliyle klitorisimi ovalıyordu. Zevkten başım dönüyordu. İçimde bir şeyler kasılıyordu.“Ege… yavaş… çıkacağım yoksa…”“Çıkarsan boşalacağım içindeyim,” dedi dişlerinin arasından. “İçine boşalacağım abla… hepsini vereceğim.”Hızlandı. Sikinin her santimi içimde kayıyordu. Daracık, sıcak, ıslak… Ben de artık inlemelerimi tutamıyordum. Makineye sürtünüyordum, kalçalarım geri geri itiyordu istemsizce.Birden kasıldım. Orgazm dalgası geldi. Amım sikini mengene gibi sıktı. Titriyordum, inliyordum. Ege de dayanamadı. Derin bir homurtuyla içime boşaldı. Sıcak sıcak spermleri amımın derinliklerine akıyordu. Her damlasını hissettim. Kalçalarımı son kez bastırdı, hepsini içine aldıktan sonra yavaşça çıktı.Bir süre öyle kaldık. Sikinden döllerim sızdı, bacağımdan aşağı aktı. Sonra beni yavaşça çekti. Makineden çıktım, bacaklarım titriyordu. Kotumu yukarı çektim ama külotum hâlâ yana sıyrık haldeydi.Ege bana baktı, sırıttı. “Şimdi affettim mi sence?”Yüzüm kıpkırmızıydı. Hem utanç, hem de hâlâ zevkin artçıları vardı.“Bir daha… makineye eğilmem,” dedim fısıltıyla.Güldü. “Ama ben bir daha sıkışmanı bekleyeceğim abla. Belki bu sefer kurutma makinesine deneriz.”Göz kırptı ve odasına gitti. Ben salonda kaldım, içimde hâlâ sıcaklığını hissederek. Ve içimden bir ses, bunun son olmayacağını söylüyordu.