Ekleyen Kanal: Starlar:

Max Fills, yeni üvey annesi Crystal Rush’ı anlamakta gerçekten zorlanıyordu. Bir yandan kadın muhteşem bir vücuda sahipti; iri, dolgun göğüsleri, kalın ve davetkâr dudakları ile adeta baştan çıkarma üzerine yaratılmış gibiydi. Öte yandan babasıyla evliydi ve bu durum, Max’in içindeki karmaşayı daha da büyütüyordu. Crystal ise durmaksızın onunla flört ediyor, her bakışında, her gülüşünde gizli bir davet taşıyordu. Sevgililer Günü yaklaştığında Max cesaretini toplayıp sordu: “Bu yıl Sevgililer Günü’nde ne istersin?” Crystal’in cevabı ise son derece muğlâk ve tehlikeliydi; sanki bir tuzak gibi, ne istediğini tam söylemeden Max’i daha derin bir oyuna çekiyordu.Ertesi gün Max, üvey annesine güzel bir kart hediye etti. Crystal ise gülümseyerek ona küçük bir paket uzattı. İçinden çıkan şey, Max’i şoke etti: Crystal’in kendi iç çamaşırıyla tam uyumlu bir erkek slipi. Kartın içinde yazan not ise her şeyi netleştiriyordu: “Bu yılki hediyem, sana nasıl sikilmekten hoşlandığımı öğretmek.” Crystal, Max’in elini tutup onu salondaki kanepeye götürdü. Ders başlamıştı. Önce üstünü açtı, muhteşem göğüslerini dışarı çıkardı ve Max’e nasıl dokunması gerektiğini gösterdi; nazikçe sıkmasını, uçlarını okşamasını, hafifçe çekiştirmesini öğretti. Ardından Max’in sertleşmiş penisinin üzerine oturdu, cowgirl pozisyonunda ritmik bir şekilde inip kalkmaya başladı. Max ellerini göğüslerine koyup meme uçlarını sıkarken Crystal’in inlemeleri odayı dolduruyordu.Pozisyon değiştirdiler. Crystal sırtını dönüp ters cowgirl’de devam etti. Kalçalarını sallarken Max’e emretti: “Şu kalçaları sık, daha sert!” Max avuçlarını o dolgun kalçalara bastırıp yoğururken Crystal zevkten kıvranıyordu. Sonra sırtüstü uzandı, bacaklarını sonuna kadar açtı ve Max’i derinlere davet etti. Max tüm gücüyle içine girip çıkarken Crystal’in çığlıkları yükseliyordu; her darbede daha fazla zevk alıyor, orgazmın eşiğinde titriyordu. Ardından dizlerinin üzerine geçti. Crystal, Max’e kolunu arkaya çekmesini söyledi; böylece daha sert, daha derin vuruşlar yapabiliyordu. Max kolunu sıkıca tutup ritmi hızlandırdıkça Crystal zevkten inliyor, “Daha sert, hadi oğlum!” diye teşvik ediyordu.Crystal nihayet doyuma ulaştığında, yüzünde memnun bir gülümseme belirdi. Artık sıra Max’taydı. Crystal diz çöküp ağzını açtı, üvey oğlunun penisini derinlere aldı. Dilini ustalıkla gezdirerek, emerek, boğazına kadar alarak Max’i zirveye taşıdı. Max dayanamayıp patladığında Crystal hepsini ağzına aldı, tek damla kaçırmadan yuttu. Sonra dudaklarını yalayarak ayağa kalktı, Max’e bakıp fısıldadı: “İyi iş çıkardın, hediyen tam istediğim gibiydi.” Aralarındaki bu yasak bağ, Sevgililer Günü’nü unutulmaz kılmıştı; artık her bakış, her dokunuş daha derin, daha tehlikeli bir anlam taşıyordu. Crystal’in öğrettiği dersler bitmemişti; bu sadece başlangıçtı.

Yanıt bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir

*