Ekleyen Kanal: Starlar:

Üvey Annem Eve Hoşgeldin Diyor Türkçe Altyazılı Porno
Üvey annem Syren De Mer, kapıyı açtığı anda yüzünde sıcak, içten bir gülümseme belirdi. Evin tanıdık kokusu – vanilya mumları, taze kahve ve hafifçe parfümünün karışımı – beni anında çocukluğuma götürdü. Bavulumu girişe bırakırken o, kollarını açıp sarıldı bana; yumuşak, davetkâr bir kucaklama, sanki aylardır değil de yıllardır beklemiş gibi. “Hoş geldin evladım,” dedi yumuşak, kadife gibi bir ses tonuyla. “Nihayet döndün. Baban son birkaç aydır iş için sürekli yollarda, biliyor musun? Haftalarca evde olmuyor bazen. Açıkçası ben de biraz yalnız kaldım, itiraf edeyim.”Salona geçtik. Kanepeye otururken eteği hafifçe sıyrıldı, ama o umursamadan bacak bacak üstüne attı. Gözleri benimkileri buldu; içinde hem anne şefkati hem de başka, daha derin bir şey vardı. “Burası senin evin,” diye devam etti. “Ne kadar istersen kal, hiç çekinme. Kapımız sana her zaman açık. Biliyorum, son zamanlarda birkaç aksilik yaşadın; işler yolunda gitmedi, planlar suya düştü. Ama ben sana inanıyorum. Sen güçlü bir genç adamsın. Biraz dinlen, toparlan, sonra yine ayağa kalkarsın. Ben buradayım, her adımında yanındayım.”Mutfağa yöneldi, kahve makinesini çalıştırdı. “Senin sevdiğin gibi yapıyorum, az sütlü, bol köpüklü,” dedi gülümseyerek. Tezgâha yaslanıp bana baktı. “Aslında seni özlemişim. Ev sessiz olunca insan düşünüyor. Baban yokken saatler geçmek bilmiyor. Televizyon izliyorum, kitap okuyorum, spor yapıyorum… ama yine de bir eksiklik hissediyorum. Senin enerjin, gülüşün, hatta o inatçı hallerin bile bu evi dolduruyor.” Kahveleri fincanlara doldururken omzunun üzerinden konuştu: “Belki birlikte vakit geçiririz. Film geceleri yaparız, eski fotoğraflara bakarız, bahçede mangal yakarız. Ya da sadece sohbet ederiz, gece yarısına kadar. Ne istersen.”Fincanı uzattı, parmaklarımız hafifçe değdi. O an elektrik gibi bir şey geçti aramızdan, ama ikimiz de görmezden geldik – henüz. Oturduk yan yana. “Biliyor musun,” dedi sesini biraz alçaltarak, “bazen geceleri uyanıyorum ve evin boşluğunu hissediyorum. Yalnızlık ağır geliyor insana. Ama şimdi sen buradasın. Bu ev yeniden canlandı sanki.” Gözleri nemlendi hafifçe, ama hemen toparlandı. “Üzülme sakın, ben iyiyim. Sadece… senin burada olman beni mutlu ediyor. Gerçekten.”Bir süre sessizce kahvemizi yudumladık. Dışarıda hafif bir yağmur başlamıştı, camda damlalar süzülüyordu. Syren başını omzuma yasladı, saçları boynuma değdi. Kokusu başımı döndürdü. “Hayat bazen beklenmedik yollara sokuyor bizi,” diye mırıldandı. “Ama belki de bu aksilikler bir sebepten oldu. Belki de tam da burada, bu evde, seninle yeniden başlamak içindi her şey.” Elini elimin üstüne koydu, sıktı hafifçe. “Endişelenme. Ben senin yanındayım. Ne olursa olsun. Toparlanmana yardım edeceğim, yeni bir iş bulmana, hayallerini yeniden kurmana… Ve eğer istersen, daha fazlasını da.”Göz göze geldik. O bakışta şefkat vardı, anlayış vardı, ama aynı zamanda bastırılmış bir arzu, yılların birikimi gibi bir şey. “Burada kal,” dedi fısıltıyla. “Ne kadar istersen. Bu ev senin de evin. Ve ben… ben de seninim, eğer istersen.” Kalbim hızlandı. Yağmur hızlandı dışarıda. İçeride ise bambaşka bir fırtına başlıyordu sanki; yasak, tehlikeli ama karşı konulmaz bir çekim.Syren ayağa kalktı, elimi tuttu. “Gel, odanı göstereyim sana. Belki biraz dinlenmek istersin. Ya da… konuşmaya devam ederiz.” Merdivenlere doğru yürürken arkasından baktım; kıvrımları, yürüyüşü, her şeyi büyüleyiciydi. Bu eve dönüş sadece bir misafirlik değildi artık. Bu, yeni bir başlangıçtı. Hem duygusal hem de çok daha karmaşık, çok daha derin bir bağın başlangıcı. Ve ben, o yalnızlığın gölgesinde bekleyen kadının kollarına doğru adım adım yaklaşıyordum.

Yanıt bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir

*