Ekleyen Kanal: Starlar:

Üvey Kardeşimle Ateşli Bir Yaz Tatili Geçirdik

O cümleler ağzımdan çıktığında odadaki hava birden ağırlaştı. Üvey abim Kerem koltukta oturuyordu, elinde bira şişesi, gözleri faltaşı gibi açılmış bana bakıyordu. Saat gece yarısını geçmişti. Annemler şehir dışındaydı, ev tamamen bize aitti. Ben 20 yaşındaydım, o 25. Aramızda her zaman garip bir elektrik vardı ama kimse ilk adımı atmamıştı. Ta ki bu geceye kadar.Kerem bir an sustu. Sonra yavaşça şişeyi sehpaya koydu, doğruldu. Gözlerindeki şaşkınlık yerini karanlık bir arzuya bırakmıştı.“Ne diyorsun sen Ece?” dedi, sesi kalınlaşmıştı. “Böyle şeyler söyleyip sonra pişman olma.”Pişman mı? İçimde pişmanlıktan eser yoktu. Sadece uzun zamandır bastırdığım bir ateş vardı. Üzerimde sadece ince bir tişört ve kısa pijama şortu vardı. Göğüs uçlarım kumaşı deler gibi sertleşmişti, farkındaydım. Bir adım attım, aramızdaki mesafe kapandı.“Pişman olmayacağım,” dedim. “Sen de olmayacaksın. Çünkü sen de istiyorsun. Gözlerin her seferinde göğüslerime, kalçalarıma kayıyor. Duş sonrası havluyla dolaştığımda bakışlarını hissediyorum. Artık saklamana gerek yok.”Elimi uzattım, tişörtünün yakasından tuttum, kendime çektim. Dudaklarımız birbirine değdi. Önce tereddütlü, sonra aç. Dili ağzıma girdiğinde bütün vücudum titredi. Ellerim sırtına dolandı, tişörtünü yukarı sıyırdım. Göğsü sıcaktı, kaslıydı. Parmaklarımı karın kaslarında gezdirdim, aşağı indim, kotunun önündeki sertliği hissettim.Kerem inledi, ellerini kalçalarıma koydu, sıktı. Şortumu aşağı çekti, külotumu kenara sıyırdı. Parmakları ıslaklığıma değdiğinde nefesim kesildi.“Tanrım… gerçekten istiyorsun,” diye mırıldandı.“Evet. Ve sen de istiyorsun. Hadi artık… korkma.”Beni kucağına aldı, yatak odasına taşıdı. Yatağa sırtüstü yatırdı, üstüme çıktı. Tişörtümü çıkardı, göğüslerimi avuçladı. Ağzına aldı birini, emdi, ısırdı. Diğer eliyle diğer göğsümü okşuyordu. İnlemelerim odayı dolduruyordu.Sonra aşağı kaydı. Şortumu ve külotumu tamamen çıkardı. Bacaklarımı ayırdı. Yüzünü kasıklarıma gömdü. Dilini klitorisime değdirdiğinde sıçradım. Yavaşça yaladı, daireler çizdi, emdi. Parmaklarını içeri soktu, iki parmak, kıvrık, G-noktamı buldu. Ritmi tutturduğunda kalçalarım havaya kalktı.“Kerem… ohh… devam et… lütfen…”Hızlandı. Dilini daha sert bastırdı. Vücudum titremeye başladı. Orgazm dalgası geldi, çığlık attım. İçimden sıvılar aktı, ağzına doldu. Kerem hepsini yaladı, temizledi.Doğruldu, pantolonunu indirdi. Boxer’ını sıyırdı. Karşımda duran şey kalın, uzun ve damarlıydı. Baş kısmı ıslak parlıyordu. Elimi uzattım, tuttum. Sıcak, sert, nabız gibi atıyordu.“Şimdi sıra sende,” dedim. “Bana nasıl eğleneceğimizi göster.”Diz çöktüm, başını dudaklarıma dayadım. Dilimle yaladım, ağzıma aldım. Zorlanıyordum ama derinlere indim. Tükürüğüm çeneme aktı. Kerem’in eli saçlarımda, hafifçe bastırıyordu. Ağzıma pompalamaya başladı. Her girişte boğazıma kadar giriyordu.Ama durdu.“Hayır… ağzına değil. İçine boşalmak istiyorum.”Beni sırtüstü yatırdı, bacaklarımı omuzlarına aldı. Başını girişime dayadı. Yavaşça itti. Baş kısmı içeri girince nefesim kesildi. Çok kalındı. Santim santim ilerledi. Yarısına geldiğinde durdu, geri çekildi, tekrar girdi. Alışıyordum. Sonunda tamamen içimdeydi. Kasıklarımız birbirine yapışmıştı.“Hareket et… lütfen…”Başladı. Yavaş ritimle ileri geri. Her vuruşta içimde bir yerlere değiyordu. Hızlandı. Kalçaları güçlü vuruyordu. Göğüslerim sallanıyordu. Ellerim çarşafları sıktı.“Kerem… daha sert… ohh… sik beni…”Klitorisimi ovuşturdu, aynı anda içime girip çıkıyordu. Orgazm yine geldi. Vücudum kasıldı, çığlık attım. İçim sıkıştı, onu daha derine çekti.“Geliyorum… içini dolduracağım…”Son vuruşlarda kalçaları kasıldı. Sıcak sıvı içime dolmaya başladı. Dalga dalga. O kadar çoktu ki taşmıştı, yatağa aktı. Nefes nefese üstüme yığıldı.Bir süre öyle kaldık. İçimde hâlâ nabız atıyordu. Sonra yavaşça çıktı. Boşalmış hali bile etkileyiciydi. İçimden aktı, bacaklarımın arasından sızdı.Bana baktı, gülümsedi.“İşte bu… eğlence böyle bir şey.”Güldüm, nefes nefese.“Ve daha yeni başlıyoruz.”Bacaklarımı boynuna doladım, onu tekrar içime çektim.“Şimdi sıra bende. Sana nasıl eğleneceğimizi göstereceğim.”O gece sabaha kadar durmadık. Her pozisyonda, her şekilde. Mutfak tezgahında, duşta, salonda koltukta… Kerem’in her boşalışında içim daha da doluyordu. Ve her seferinde aynı cümleyi fısıldıyordum kulağına:“Why don’t you admit what this is really about? Çünkü artık saklamaya gerek yok. Biz sadece eğleniyoruz.”Ve eğleniyorduk. Hem de çok.Sabah annemlerin arabası bahçeye girerken biz hâlâ yataktaydık, ter içinde, birbirimize sarılmış. Kerem kulağıma fısıldadı:“Bir dahaki sefere… daha uzun süre yalnız kalalım.”Gülümsedim.“Kesinlikle.”Çünkü bu artık sadece bir gece değildi. Bu, uzun zamandır beklediğimiz eğlencenin başlangıcıydı.

Yanıt bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir

*